Bir Gözümün Sessizliği: Kayseri’de Engellilik Oranını Öğrenirken Yaşadığım Duygular
Bazı günler insanın hayatında küçük bir cümle, koca bir dönüm noktası olur. Benim için de “Bir gözün görmemesi yüzde kaç engelli veriliyor?” sorusu, sadece bir bilgi arayışı değildi. O soru, aynaya baktığımda kendimle ilgili değiştiremediğim bir gerçeği kabul etmeye çalıştığım uzun bir yolculuğun başlangıcıydı.
Kayseri’de yaşayan 25 yaşında biriyim. Günlük tutmayı çok severim. Bazen yaşadığım en küçük anları bile defterime yazarım çünkü bazı duyguların kaybolmasını istemem. Özellikle zor zamanlarda yazmak bana iyi gelir. İçimde biriken korkuları, kırgınlıkları ve umutları kâğıda döktüğümde biraz daha hafiflediğimi hissederim.
Bir gözümün görmemesiyle ilgili gerçeği kabullenmek benim için kolay olmadı. Çocukluğumdan beri alıştığım bir durum olsa da bazı anlarda insan kendini diğerlerinden farklı hissetmekten kaçamıyor. Özellikle gelecekle ilgili planlar yaparken, çalışma hayatını düşünürken ve resmi işlemlerle uğraşırken aklıma hep aynı soru geliyordu: “Bu durum benim hayatımı ne kadar etkiliyor?”
Günlüğümde Başlayan Bir Soru
Geçen kış soğuk bir Kayseri sabahında odamda otururken eski günlüklerimi karıştırıyordum. Sayfaların arasında yıllar önce yazdığım cümlelere rastladım. O zamanlar gözümle ilgili yaşadığım zorlukları anlatmışım. Bazı günler kendime kızmışım, bazı günler ise güçlü olmaya çalışmışım.
O gün içimde garip bir his vardı. Hem merak ediyordum hem de biraz korkuyordum. Çünkü engellilik oranı konusu benim için sadece bir yüzde değildi. O yüzde, insanların beni nasıl değerlendireceği, bazı haklardan yararlanıp yararlanamayacağım ve hayatımı nasıl şekillendireceğimle ilgiliydi.
Bilgi almak için araştırmaya başladım. “Bir gözün görmemesi yüzde kaç engelli veriliyor?” sorusunun cevabını ararken şunu fark ettim: Bu konu, insanların düşündüğünden daha karmaşık. Çünkü değerlendirme yalnızca bir gözün görmemesine bakılarak yapılmıyor. Görme kaybının derecesi, diğer gözün durumu, kişinin sağlık raporundaki değerlendirmeler ve ilgili mevzuat dikkate alınıyor.
Tamamen görmeyen tek göz durumlarında genellikle belirli oranlarda değerlendirmeler yapılabiliyor, ancak kesin oran kişiden kişiye değişebiliyor. Sağlık kurulu, kişinin tüm durumunu inceleyerek karar veriyor. Bu yüzden internette görülen tek bir rakama güvenmek yerine resmi sağlık değerlendirmesi almak gerekiyor.
Hastane Koridorunda Hissettiğim Duygular
Bir süre sonra sağlık raporu süreci hakkında bilgi almak için hastanenin yolunu tuttum. O koridorlarda yürürken içimde birbirine karışan birçok duygu vardı. Bir yanım umutluydu. Çünkü belki de bazı konular artık daha kolay ilerleyecekti. Diğer yanım ise endişeliydi. Bir insan kendi durumunun bir belgeye, bir yüzdeye dönüşmesini kolay kabul edemiyor.
Bekleme salonunda otururken çevremde farklı hikâyeleri olan insanları gördüm. Herkesin yüzünde başka bir mücadele vardı. O an yalnız olmadığımı hissettim.
Kendi kendime şunu söyledim: “Ben sadece bir oran değilim. Ben hayallerim, korkularım, emeklerim ve yaşadıklarımla bir bütünüm.”
Bu düşünce beni çok rahatlattı. Çünkü bazen insan, bir sağlık durumunun kendisini tanımlamasından korkuyor. Oysa bir gözümün görmemesi benim bütün hayatımı anlatmıyor. Ben hâlâ hayal kuran, çalışan, seven, üzülen ve yeni başlangıçlar yapmak isteyen biriyim.
Engel Oranı Bir Son Değil, Yeni Bir Bakış Açısıdır
Araştırmalarım sırasında en çok zorlandığım şeylerden biri insanların engellilik kavramına bakışı oldu. Bazı kişiler engeli sadece bir eksiklik gibi görüyor. Oysa ben zaman içinde farklı düşünmeye başladım.
Bir gözümün görmemesi bana sabrı öğretti. İnsanları daha dikkatli dinlemeyi, küçük şeylerin değerini bilmeyi ve karşımdaki kişinin görünmeyen mücadelelerini anlamayı öğrendim.
Elbette zorlandığım anlar oldu. Bazen arkadaşlarımın rahatça yaptığı bazı şeylerde kendimi geri planda hissettim. Bazen geleceğim hakkında kaygılandım. Özellikle “Acaba iş hayatında sorun yaşar mıyım?” diye düşündüğüm geceler oldu.
Ama zamanla fark ettim ki insanın kendine koyduğu sınırlar, bazen yaşadığı fiziksel durumdan daha büyük olabiliyor.
Kayseri’de Sessiz Bir Akşam ve Gelen Umut
Bir akşam Kayseri’de evimin balkonunda oturuyordum. Hava soğuktu ama şehir ışıkları her zamanki gibi güzeldi. Elimde yine günlüğüm vardı. O gün yaşadıklarımı yazmaya başladım.
“Bugün kendimi eksik hissetmedim” diye yazdım.
Bu cümle benim için çok önemliydi. Çünkü uzun süre bir gözümün görmemesini hayatımın merkezine koymuştum. Oysa hayatım bundan çok daha büyüktü.
Engelli raporu ve engel oranı konusu elbette önemliydi. Çünkü bazı insanlar için bu raporlar eğitim, çalışma hayatı veya çeşitli sosyal haklar açısından büyük anlam taşıyor. Bir gözün görmemesi nedeniyle verilecek oran da kişinin durumuna göre sağlık kurulu tarafından belirleniyor.
Fakat benim öğrendiğim en önemli şey şuydu: Bir belge insanın değerini belirlemez.
Bir Göz Kaybıyla Değil, Bir Hayatla Var Olmak
Bugün geriye dönüp baktığımda, o ilk günlerde yaşadığım korkulara biraz daha anlayışla yaklaşıyorum. Çünkü bilinmeyen şeyler insanı her zaman endişelendirir. “Bir gözün görmemesi yüzde kaç engelli veriliyor?” diye sorduğumda aslında sadece bir sayı aramıyordum. Güvende hissetmek, geleceğimi anlamak ve hayatımı planlamak istiyordum.
Şimdi biliyorum ki bu süreçte en önemli şey doğru bilgiye ulaşmak ve kendimi tanımak.
Bir gözüm görmüyor olabilir. Bu benim hayatımın bir parçası. Ama beni anlatan tek şey değil.
Ben 25 yaşında, Kayseri’de yaşayan, hayaller kuran, bazen kırılan ama yeniden ayağa kalkmayı öğrenen biriyim. Günlüğümde hâlâ korkularım var, hâlâ endişelerim oluyor. Ancak artık umutlarım da daha güçlü.
Her insanın hayatında görünmeyen bir mücadelesi var. Kimi bunu gözünde taşır, kimi kalbinde, kimi geçmişinde. Önemli olan yaşadığımız zorlukların bizi tamamen tanımlamasına izin vermemek.
Bir gözümün görmemesi bana hayatın farklı yönlerini gösterdi. Daha dikkatli bakmayı, daha çok hissetmeyi ve sahip olduklarımın değerini bilmeyi öğretti.
Belki de en büyük farkındalık şuydu: İnsan bazen kaybettiğini düşündüğü şeylerin içinde bile kendini yeniden bulabiliyor.
Zeytinvadisi ekibi olarak “Bir gözün görmemesi yüzde kaç engelli veriliyor” hakkındaki bu içeriğin sizler için değerli olduğunu umuyoruz. Görüşmek üzere!