Ankara’da Bir Kış Akşamı: Kombinin barı nasıl arttırılır? sorusuyla başlayan küçük bir farkındalık Değerli Zeytinvadisi takipçileri, bu yazımızda “Basıncı düşen kombi nasıl çalışır” ile ilgili sık sorulan soruları yanıtlıyoruz. Ankara’da kış akşamları biraz farklıdır. Dışarıda rüzgâr keskin, apartman merdivenleri soğuk, evin içi ise bazen beklenmedik şekilde dengesiz. Geçen yıl böyle bir akşamda, işten dönüp bilgisayarımı açmıştım. Gün boyu veriyle uğraşmışım, kafam zaten dolu. Tam o sırada mutfaktan gelen hafif bir uğultu dikkatimi çekti. Kombiye baktım, ekranda düşük basınç uyarısı: 0.9 bar. O an insanın aklına tek bir şey geliyor: Kombinin barı nasıl arttırılır? Basit gibi görünen bu soru, aslında evin…
Yorum BırakEtiket: bir
Lima Sendromu Nerede Yaşar? Kavramın Sınırlarını Zorlayan Bir Soru Bazı kavramlar var ki ilk duyduğunda insanın zihninde tuhaf bir boşluk oluşuyor. “Lima sendromu nerede yaşar?” sorusu da onlardan biri. Çünkü burada “nerede” kelimesi fiziksel bir yer mi soruyor, yoksa bir insan zihninin içinde oluşan bir durumu mu işaret ediyor, ilk anda ayırt etmek zor. Konya’da yaşayan, mühendislik eğitimi almış ama aynı zamanda sosyal bilimlere de meraklı biri olarak kendimi sık sık böyle kavramların ortasında buluyorum. Bir yanım sürekli “bunu sistematik olarak nasıl açıklarsın?” diye soruyor, diğer yanım ise “insanlar neden böyle hisseder?” diye içten içe rahatsız oluyor. Lima sendromu da…
Yorum BırakKaranfil şiiri kimin eseri? ve edebi kökeni Türk edebiyatında bazı şiirler vardır ki, tek bir döneme ya da tek bir duyguya sıkışmaz; zamanın içinden geçerek her kuşağa yeniden dokunur. “Karanfil şiiri kimin eseri?” sorusu da tam olarak bu tür bir edebi merakın kapısını aralar. Bu şiir, Türk şiirinin en güçlü seslerinden biri olan Nazım Hikmet Ran tarafından kaleme alınmıştır. Onun şiirlerinde sıkça rastlanan insan, umut, özlem ve mücadele temaları “Karanfil”de de kendini güçlü bir biçimde gösterir. Nazım Hikmet’in şiir dünyasında karanfil yalnızca bir çiçek değildir; aynı zamanda direnişin, kırılganlığın ve insan kalbinin sembolüdür. “Karanfil şiiri kimin eseri?” sorusu bu yüzden…
Yorum BırakKara Harp Okulunda Telefon Serbest mi? Geleceğe Bakan Bir Gerçeklik ve Değişen Disiplin Anlayışı Benzer Bir Yazı: Kara delik kaç tane Dünya yutabilir ? Ankara’da yaşarken bazı konular var ki gündelik hayatın içinde bir anda zihnime takılıyor. Özellikle teknoloji, güvenlik ve eğitim kesiştiğinde… durup uzun uzun düşünmeden edemiyorum. Son zamanlarda tekrar tekrar aklıma gelen sorulardan biri de şu: Kara Harp Okulunda Telefon Serbest mi? Bu soru ilk bakışta basit gibi görünüyor. Ama biraz derine inince sadece bir “telefon kullanımı” meselesi olmadığını fark ediyorum. Aslında bu konu; disiplin, güvenlik, modern eğitim ve hatta gelecekte askerî yapının nasıl dönüşeceğiyle doğrudan ilgili. 28…
Yorum BırakKredi Kartı Başvurusu Reddedilirse Puan Düşer mi? Ankara’da Bir Ekonomi Mezununun Günlük Hayat Notları Ankara’da yaşıyorum. 25 yaşındayım. Ekonomi okumuş olmanın garip bir yan etkisi var: markette süt alırken bile “enflasyon sepetine girer mi bu?” diye düşünebiliyorsun. Arkadaşlarım buna “mesleki deformasyon” diyor, ben ise “gereksiz analiz refleksi”. Geçen hafta başıma gelen küçük bir olay, kafamda büyük bir ekonometrik tartışmaya dönüştü. Kredi kartı başvurum reddedildi. Ve o an aklımdan geçen ilk şey şuydu: “Kredi kartı başvurusu reddi puan düşürür mü?” Sonra durdum. Çünkü bu soru sadece teknik bir şey değil; aynı zamanda Türkiye’de yetişkinliğin küçük bir stres testi gibi. Kredi kartı…
Yorum Bırakİmza Beyannamesi E-Devletten Alınır Mı? Tarihsel Bir Bakış Geçmişin Gölgelerinde, Bugünün Soruları: İmza Beyannamesi ve Dijital Dönüşüm Bir tarihçi olarak, geçmişin izlerini sürerken, çoğu zaman şunu fark ederim: Toplumsal değişimlerin temelleri, çoğu zaman günlük yaşamın sıradan kabul edilen unsurlarında saklıdır. Bugün bizlere “imza beyannamesi” gibi sıradan bir kavram gibi görünen şey, aslında çok daha derin bir tarihsel bağlama sahiptir. Geçmişten günümüze bürokrasi, resmi işlemler ve devletle olan ilişki, zamanla büyük bir dönüşüm geçirdi. Bu dönüşümün önemli bir örneği ise dijitalleşme süreciyle birlikte hayatımıza giren e-Devlet uygulamaları. Peki, geçmişte fiziksel imzaların büyüsü, dijital ortamda nasıl evrildi? “İmza beyannamesi e-Devletten alınır mı?”…
8 Yorumİzmarit Ne Zaman Yenir? Edebiyatın Işığında Bir Yolculuk Kelimeler birer büyüdür. Bir araya geldiklerinde, duyguların en derin köklerine inebilir, düşüncelerimizi şekillendirebilir ve dünyayı algılama biçimimizi dönüştürebilir. Bir edebiyatçı olarak, kelimelerin gücüne her zaman inandım. Edebiyat, bizi anlamlı bir şekilde var olmaya yönlendirir; tıpkı bir denizin dalgaları gibi, ne zaman dinleyeceğimizi, ne zaman susmamız gerektiğini hatırlatır. “İzmarit ne zaman yenir?” sorusu ise, basit bir yemek seçiminden çok daha fazlasıdır; zamanın, mekânın, hatta insan ruhunun birleşiminden ortaya çıkan bir edebi temadır. İzmarit, bir balık olmanın ötesinde, edebiyatın içsel bir sembolüdür: zamanın, arzusunun ve doğanın karmaşık ilişkilerinin yansımasıdır. Bir Yiyeceğin Anlamı: Edebiyatın Köklerinden…
6 YorumKütük Ev Ne Demek? Geleceğe Dair Vizyoner Bir Bakış Hepimiz bir noktada bir ormanın derinliklerinde, huzurlu bir kütük evde yaşamayı hayal ettik, değil mi? Dışarıdaki tüm karmaşadan uzak, doğayla iç içe, rustik bir yaşam tarzı… Ama gerçek şu ki, kütük evler sadece romantik bir kaçış değil, aynı zamanda geleceğin yaşam alanlarına dair düşündürücü bir ipucu sunuyor. Bu yazıda, kütük evlerin yalnızca geçmişten gelen bir nostalji unsuru olarak kalmadığını, aynı zamanda sürdürülebilirlik, toplum yapıları ve yaşam biçimleri açısından ne gibi devrimci potansiyellere sahip olabileceğini tartışacağım. Gelin, bu fikir üzerine biraz beyin fırtınası yapalım! — 1. Kütük Evlerin Geçmişi: Doğayla İç İçe…
4 Yorum1 Kg Gümüş Kaç Gram? Ekonomi Perspektifinden Bir Bakış Bir Ekonomistin Bakış Açısı: Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları Ekonomi, en basit tanımıyla sınırlı kaynakların verimli bir şekilde nasıl tahsis edileceğini inceleyen bir bilim dalıdır. Bu kaynaklar arasında yalnızca para, iş gücü ve doğal kaynaklar yer almaz, aynı zamanda zaman ve değerli metaller de bu sınırlı kaynaklar arasında sayılabilir. Gümüş, bu sınırlı kaynaklardan biri olarak, tarih boyunca ekonomik sistemlerin temel taşlarından biri olmuş ve günümüzün küresel piyasalarında hala önemli bir yer tutmaktadır. Peki, bir kilogram (kg) gümüş, aslında kaç gram eder? Bu soru, yalnızca birim dönüşümüyle ilgili değil, aynı zamanda ekonomi,…
4 YorumÜnal Yılmazer Kimdir? Geçmişin İzinde Bugüne Bir Bakış Tarihçi gözüyle geçmişi kazıdığınızda, kimi adlar ufak birer iz gibi görünür; kimileri ise kırılma noktalarının çevresinde oluşan halkaları üzerimize düşürür. “Ünal Yılmazer” adı da böylesi bir iz arayışında karşıma çıktı — ancak kaynaklar oldukça sınırlı ve doğrulama güç. Yine de elimdeki veriler ışığında, bir biyografik tarama, olası kimlik senaryoları ve toplumsal bağlamda okuma denemesi sunabilirim. Kaynak Sınırlılığı ve Kimlik Bulmacası Araştırma sürecinde fark ettim ki “Ünal Yılmazer” adıyla kayda geçecek ayrıntılı bir biyografi ya da tarih literatürü yok. Wikipedia’da karşılık yok; çeşitli arama motorlarında da tutarlı bilgiler bulunmamakta. Tek bir kaynak —…
6 Yorum